kenan doğulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kenan doğulu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2008 Pazar

İki dostun arasını 'şeytan' bozdu

İki eski dost Kenan Doğulu ve Serdar Ortaç'ın arasına "Şeytan" girdi! Pop müzik dünyası yeni bir intihal tartışmasıyla çalkalanıyor. Bugünlerde herkes Serdar Ortaç'ın yazın hit şarkısı olan "Şeytan"ın sözlerinin, Kenan Doğulu'nun eski bir şarkısının girişiyle benzerliğini konuşuyor. Kenan Doğulu'nun "Festival" albümündeki "Yüzsüz Yürek" adlı şarkısı Bazen şeytan diyor ki git yanaş şuna" şeklinde başlayan dizeleriyle tanınmış, uzun süre listelerin üst sıralarından düşmemişti. Benzer dizeler Serdar Ortaç'ın bu yaza damga vuran şarkısı Şeytan'da "Şeytan diyor ki yanaş şuna" şeklinde geçiyor.

KALIPLAŞMIŞ BİR TABİR
Kenan Doğulu avukatına bu benzerliğin hukuki yönünün incelenmesi ve gerekirse hak arama yoluna gidilmesi için talimat verdi. Ortaç ise şarkıların tartışmaya değer benzerlik taşımadığını belirterek "Bu dizeler hepimizin günlük yaşantısında kullandığı, kalıplaşmış bir tabir" açıklamasında bulundu.

25 Ağustos 2008 Pazartesi

Kenan Doğulu: "Büyüdükçe küçülmeye çalışıyorum"

Bir marka olduğunu kabul etmeyen Kenan Doğulu 'Ben büyüdükçe küçülmeye çalışıyorum' dedi. Kenan Doğulu, son günlerde hayli kilo vermesini spora ve reflüye bağladı. Doğulu, "Koşmaya başladım spor yapıyorum onun için kilo verdim. Bir de reflüm var. Maalesef bir mide hastalığı. O insanın iştahını kaçırıyor. Çoktandır adam gibi yemek yiyemiyorum" diye konuştu. Artık bir marka olduğu ile ilgili sözler üzerine Doğulu, "Ben öyle çok iddialı lafları sevmiyorum. Daha yolun başındayım diye düşünüyorum. Büyüdükçe küçülmeye çalışıyorum. Küçüldükçe içimi genişletmeye çalışıyorum. Onun için acelem yok. Yavaş yavaş daha güzel yerlere gelmek istiyorum" dedi. Kardeşi Ozan Doğulu'nun küçük kızı Arya için bir şarkı yazdığını da söyleyen Doğulu, "Yazmaya başladım ama daha net değil. Göreceğiz, albüme girecek kadar içime sinerse mutlaka olacak ama her koşulda onun için yeni bir şarkı yapacağım zaten. Çünkü o bizim yeni melodimiz" açıklamasını yaptı.

30 Temmuz 2008 Çarşamba

Kenan Amerikan Prodüktörü Oldu

Yılın yarısını Amerika”da Los Angeles"ta geçiren ve bir süre önce bu şehirde “Ken Love Yourself" markası ile bir giyim mağazası açan Kenan Doğulu, Amerika””daki çalışmalarına “Ken” adında bir yapım şirketi kurarak devam ediyor. Los Angeles"ta yaşamayı çok sevdiğini belirten Kenan Doğulu yatırımı hakkında bu açıklamayı yaptı : "Yapım şirketini kurmak çok zamanımı aldı ama ortaya gerçekten güzel bir iş çıktı. Bu şirket; hem yabancılar, hem de Türkler için çok amaçlı bir yapım şirketi oldu. Özellikle Türkiye”den Los Angeles”a gidip, ne yapacaklarını bilemeyen sanatçılara yardımcı olacak. Şirkete sadece şarkıcılar değil, oyuncular da kaydolabilecek."

1 Nisan 2008 Salı

Kenan'ın özlemi

Kenan Doğulu Amerika'da bulunduğu sürelerde neyi özlediğini açıkladı. "Şeffaf Oda" programına konuk olan Kenan Doğulu, "Los Angeles'ta, geçenlerde bir arkadaşımla konuşuyorduk, 'Bak ne kadar güzel, burada rahatsın' diye. Ama rahat olmak da bir yerden sonra özleme yol açıyor. Paparazziler birikiyor gece klüplerinin önünde. Tom Cruise, Angelina Jolie, Brad Pitt için falan geliyorlar. İnsan biraz rahatsız oluyor açıkçası. Çünkü alışınca o ilgiye, alakaya, biraz zorlanıyorsun" dedi. Doğulu'nun bu açıklamaları, izleyenleri şaşkına çevirdi.

28 Şubat 2008 Perşembe

Kenan Eurovision'un kaymağını yemeye devam ediyor...

"Shake it up Shekerim" şarkısıyla Eurovision'da umduğunu bulamayan Kenan Doğulu, yarışmayla birkaç ay süren popülerliğini şu sıralar yeniden devam ettirmek üzere harekete geçti. Kenan Doğulu ile Turkcell'in, geçtiğimiz yıl Eurovision döneminde başlayan işbirliği şimdi de yeni bir şarkıyla devam edecek. Turkcell-im reklam kampanyası ve gnçtrkcll-fest üniversite konserleri kapsamında bir çalışma gerçekleştiren Doğulu ve Turkcell, şimdi de bir maksi single ile dinleyici karşısına çıkıyor. Kenan Doğulu'nun, Turkcell için özel olarak hazırladığı, düzenlemesini ise ağabeyi Ozan Doğulu'nun yaptığı 'Hayal Kahramanım' single'ına, bu ayın sonundan itibaren Turkcell Extra'lardan yeni bir faturalı hat alan herkes, ücretsiz olarak sahip olabilecek.

15 Ocak 2008 Salı

Kenan'ı bombaladı, Tarkan'ı övdü...Perihan Mağden'den arşivlik bir yazı daha!

Muhalif yazılarıyla tanınan ünlü yazar Perihan Mağden, bu kez köşesinde politika yerine müziği ele aldı ve "Tarkan hadisesi"ni kaleme aldı. Yazısında başka sanatçılara da göndermeler yapan Mağden'in arşiv değerindeki işte o yazısı >>>



Tarkan hadisesi
13.08.2008 (Radikal)

Bu sene Gaflet ve Gabavet'e (Ahududu Sisters) kapılmadım ey dokur! Yeni Yıl'ı en yakın iki kadın arkadaşımla evimde karşıladım. Ki, yıl boyunca mümkün olduğunca az insan göreyim. Sırf en yakın arkadaşlarımı, evimde filan göreyim. Halk'a açılmayayım; tahvillerim borsada işlem görmesin filan. Pek tabii ki, Yeni Yıl'a girme tercihimiz TARKAN oldu. Bu isabetli seçimiyle bizleri (ve diğer AB'leri) kendine bağlayan TRT'mizi teprik ederim. (Telgraf da göndericem, Mustafa Kemal çiçeği de.) Sonra baktım öncelikle Tarkanımız'a verilen üç onluk para için yıkılan ortalık, bu sefer yok 'Reyting alamadı', yok 'Senkron sorunu vardı' diye yıkılıyor. Tarkan'ın ağız hareketleriyle şarkının nameleri çakışmamış zaman zaman. İnanır mısınız? Fark bile etmedim! Zira ben 1 obs. comps. olarak bambaşka sulara sintine basmaktaydım. Tarkan, ter içindeydi! Alnı, yüzü terrr içinde söylüyordu, kurtboğan stiliyle bağcıklanmış ince kravatı sayesinde de şarkılarını. Gömleği filan- sentetik miydi? (Bi tişört yok muydu?) Havalandırma yok muydu? Elemanlar uyuyor muydu? O kadar çok, Çekim Sahnesi'ne fırlayıp terini kurulamak projelendirmesiyle meşguldu ki zihnim; asenkron mudur/insenkron mudur/nasenkron mudur- hiç mi hiç fark edememişim. (Bunu tabii 2008'i de Gaflet Uykuları içinde idrak edeceğim hakikati olarak yorumlayabilirler çokçok kötü(cül) olanlar.) Peki bu satırları niçin yazıyorum? Tarkan gözümüze batmaktadır, Tarkan'la uğraşılmaktadır; zira TARKAN 1 STARDIR! Ne yani? Mustafa Sandalye'yle mi uğraşıcaz Kenan Doğubaz'la mı? ki, zihnim atv tarafından 1 baştan öbür uca yılbaşı programlanan Kenan Doğurgan'la da uğraşmadı değil. NE zaman Kenan Doğursan'ı görsem/izlesem; çok dayanamıyorum da, gözlerimi değdirsem: yemin ederim WASP tonlarında Sarah Whittaker filan bile kesilmiyorum. İdaho'dan Nancy Shakerbell gözüyle dahi olsa, 1 Yabancının Gözleri yerleşiveriyor ruhuma. Ve de öylesine hayretlere gark oluyorum ki: Çocukta ses yok, fizik yok, müzik yok! oluyorum. Bir elli sekiz boyunda Gayretli 1 Cücük, sahnenin ordan orasına sıçrayıp duruyor. Yemin ederim, bu yalnız Türkiye'ye has bir koşul! Kenan Doğrulsan'ın 'sitare' kabullenilmesi, bir kanalın yılbaşı programını büyük bir marketing güveniyle ona emanet etmesi hali! Oysa Tarkanımız, maalesef çok yılını iyi bir eş, havaalanlarında avukat kızarkadaşıyla İkiz Yumurta olma görüntüleri uğruna, feci heba etti. Ama müstehcenliğiyle olsun, apel'iyle olsun, gözleriyle, duruşuyla, saçma sapan danslarıyla olsun Tarkan star'dır, star kalacaktır! Dünyanın neresinde doğmuş olsa star olurdu/olacaktı. Bakın Johnny Depp, Kentucky'liymiş. Keşke Tarkan da Kentucky doğumlu olsaydı. İngilizce söyleyip Türkçe göbek atsaydı. Tarkan'la meşgulüz; zira hep daha iyiye/daha ileriye/daha bi bi yerlere gitsin istiyoruz. Ne kadar verse, doyamıyoruz. Ne kadar çabalasa, 'Olmadı!' yapıyoruz. Hoş Tarkan acayip kırılgan bir çocuk. Katmanlı bir şahsiyet. Kendini korumaya almadan yapamıyor. Ve öyle hoşur hoşur 'delivery' durumu yok. Çokçok Türkan Şoray'a da benzetiyorum Tarkan'ı. İki fazlasıyla bebek, fazlasıyla temiz, korunası, sevilesi, tapılası, kollanası ruh! Ama sinir de ederler adamı. Bu hayat için olağanüstü kırılganlıkları, kabuklulukları ve de şeffaflıklarıyla. Aynen Marilyn Monroe Olayı! Starlık böyle bi şeydir hemşehrilerim. NORMAL DEĞİLDİR bu starlar. Hem içinizdeki Ayı'yı uyandırırlar: Kaçırıp kocaman kollarımla mağaramda balla sütle besleyeyim şunları. Koruyayım, ben bakayım- olursunuz. Sonra da Bebek Boğuntusu verirler adama. Sıkıntılar basar içinize. Onları beşiklerinde, oyun parklarında bi başlarına bırakıp (terk edip) gidip yetişkinlerle çelik çomak oynamak istersiniz. Ya da bloodymary içmek. Hem feci şekilde sahip olmak istediğin, hem de feci şekilde terk etmek istediğin bebeği içine çağrıştırandır star! Çok az gelir: Sonsuz Bebeklik Hali insanlara. Onun için çok az star var. Tarkan da onlardan biri. İnşallah, bu yazıyı okuyup beni 'dilli düdüklükle' suçlamaz. Bir keresinde (valla da billa da) "Akıl verme, huzur ver" demişti bana. (Şarkısından da alıntılayıp.) Olsa, vericem huzuru. Ama ben akılla bozduğum için StarKaçıran Tozu gibi bi şey de telakki edilebilirim. Ama bu, Bu Bebekleri feci şekilde sevmeme engel değil. Hiç engel değil.

Perihan Mağden (RADİKAL)