8 Ekim 2008 Çarşamba

Bizim şarkımızı Ajda okuyacak

Zeynep Tunuslu, 1993'te kaybettiği eşi Uzay Heparı için "Uzay Eternal" adlı bir albüm hazırladığını söyledi. Müge Dağıstanlı ve Gülşen Yüksel'in sunduğu "Orada Neler Oluyor" programına katılan Zeynep Tunuslu, 1993'te trafik kazasında kaybettiği müzisyen eşi Uzay Heparı için "Uzay Eternal" adlı bir albüm hazırladığını söyledi. Sezen Aksu, Nil Karaibrahimgil, Ceza, Teoman, Funda Arar ve Sertab Erener'in olduğu albümde, 14 yaşındaki oğulları Kanat'ın da bestesi olduğunu söyleyen Tunuslu, "Şarkının sözlerini de ben yazdım. 'İstersen Uzanabilirsin' adındaki bu şarkıyı Ajda Pekkan okuyacak" dedi.

6 Ekim 2008 Pazartesi

Gülben'e şimdi de Nazan Öncel şoku!

Kapısına pahalı bir hediyeyle birlikte gitti ama yine de eli boş döndü. Gülben Ergen ile söze yazarı ve besteci Şehrazat arasında yaşanan telif hakkı kavgasıyla yılların dostluğu bir anda bitmişti. Şehrazat "Sana söz yazarak, beste yaparak yeterince kazanamıyorum. Artık konserlerinden de pay almak istiyorum" demişti. Gülben Ergen'in bunu asla kabul etmeyeceğini söylemesiyle arkadaşlıklarının yanı sıra ortaklıkları da bitmiş oldu.

NAZAN’DAN RET

Bugün'ün haberiene göre; Ergen, bu durum üzerine yeni albümü için yeni bir ortak arayışına girdi. Kendisine söz ve beste yapacak bir isim arayan Ergen'in aklına ilk Nazan Öncel geldi. Öncel'in kapısına pahalı bir hediye ile giden Ergen'in istediği olumlu cevabı alamadığı öğrenildi. Öncel, Ergen'e özel şarkılar yapamayacağını, kendisine ait şarkıları okumasından ise mutluluk duyacağını söyleyerek bu kapıyı kapamış oldu. Öncel'in Ergen'e ayrıca iyi söyleyebileceğine inandığı şarkılarını verebileceğini bunun dışında da yardımcı olamayacağını söylediği de gelen bilgiler arasında.

Pop yeni starlar çıkaramıyor

2000 yılından bu yana gençliği sırtlayıp götüren bir pop müzik sanatçısı çıkmadı Türkiye'de. Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer hatta Erol Evgin hâlâ sahnede ve sanki eskiler olmasa popüler müzik olmayacak gibi...Sabah Pazar'dan Murat Meriç'in yazısı:

Bit pazarları yakın dönemde yeniden canlandı, nurlandı. Popüler müzik alanında eskiye epey bir rağbet olduğunu söylemek yanlış olmaz. 2000'li yılların başında eski şarkılar ortalığı kaplamıştı ve o zaman bunu, yeni bestecilerin çıkmamasına bağlamıştık. Herkes işin kolayına kaçıyordu: Eskilerden (tercihen Hababam Sınıfı serisinin müsamere sahnelerinde kullanılmış) bir şarkıyı albüme koyup, gerisini ıvır-zıvırla dolduruyorlar ve ne hikmetse kötü icra ve yoruma rağmen satıyorlardı. Henüz internet her yeri kaplamamış, bilgisayar kullanımı gelişmemiş, 'şarkı indirme' denen kavram memlekete girmemişti. Derken MP3 denen şeyle tanıştık ve bunun internette kolaylıkla bulunabildiğine şahit olduk. Bununla birlikte popüler şarkıların albümü sattırma devri sona erdi, iş maharete kaldı. Bu arada eski şarkıları dillerine dolayanlar birbiri ardına yok oldu. En basitinden, bir dönemin 'nostalji kraliçesi' Muazzez Ersoy'un adını artık zikreden var mı? Ya da Atilla Taş'ı hatırlayan?

AJDA VE AYNEN ÖYLE
İş maharete kaldı dedik ya, bu, piyasanın lokomotifliğini eski şarkıcıların üstlendiği manasına geliyor biraz da. Son dönemde çıkan, satan albümlere baktığımızda, yıllardır baştacı ettiğimiz şarkıcılarınkini üst sıralarda görüyoruz. Süperstar Ajda Pekkan'ın Aynen Öyle'si, sanatçının en parlak albümü değilken ve daha çıkalı çok olmamasına rağmen geçtiğimiz yazın albümü oldu. Aynen Öyle, bir önceki albümden iyiydi ama onu eski albümleriyle hatırlayan, dillere dolanmış şarkılarını bilenler için bir teselli mahiyetinde yalnızca. Yoksa, Pekkan diskografisinin vasat albümlerinden. Yine de bu yoklukta parladı ve 1 numaraya oturdu.

SEZEN AKSU, KONSER ŞAMPİYONU
Sezen Aksu'nun yaz başında çıkan Deniz Yıldızı albümüyse fazlasıyla sakindi. Dillere düşen bir şarkının olmaması albümün fenalığından değil, başta da söylediğimiz sakinliğinden, hatta kişiselliğinden. İnsanlar toplu halde şarkıları terennüm etmek yerine bu albümü evde yalnız başlarına dinlemeyi tercih etti. Yine de Sezen Aksu, açık ara bu yılın konser şampiyonu oldu. Verdiği bütün konserler hıncahınç doldu. Albümü çok satan, şarkıları dillere düşen Ajda Pekkan ise konserlerinde önde biriken, 'fan' kitlesi dışında büyük kalabalıklar göremedi. Nükhet Duru ve Nilüfer, bu yıl içerisinde birer single çıkarttı, adlarından böyle söz ettirdi. Eski şarkıları hatırına konserleri ilgi gördü. Yazın sürpriz ismi ise son dakikada çıkarttığı Sahici albümüyle Deniz Seki oldu -ki onun da yeni bir şarkıcı olduğunu söyleyemeyiz. Betül Demir, Bengü, (eski dönemleri hatırlatırcasına Ferdi Tayfur'un Yıldızlar da Kayar şarkısıyla adından söz ettiren) Tan, geçen yazın 'yeni' isimleri ama bunlar popun bir yenileşme içerisinde olduğunu kanıtlayacak güçlü isimler değil. Zaten öyle bir durum da yok ortada. Bas Gaza ile adından söz ettiren İsmail YK, daha ziyade Alamancı'ların desteğiyle kendine büyük bir kitle yarattı ama onu da pop sınırında değerlendirmek abes. Evet, popüler ama anladığımız anlamda pop olup olmadığı şüpheli. Kıraç ve Funda Arar, birbirlerine destek verdiler, popülerliklerini dizilerde seslendirdikleri şarkılarla sağlamlaştırdılar ama onlar da yeni değil. Zeynep Casalini ve Müfide İnselel ise yaptıkları onca başarılı işe rağmen büyük kitlelere ulaşamayan iki iyi isim. Ancak Mirkelam, Göksel, Nil Karaibrahimgil gibi nevi şahsına münhasırlar arasında anabiliriz onları.

HİÇBİRİ YENİ DEĞİL
Hande Yener, '90'lı yılların başında ortalığı kasıp kavuran Yonca Evcimik'in yerini aldı, işi çok daha ileriye götürdü. Artık ayakları yere sağlam basan, ne yapacağı merakla beklenen bir star. Tarkan, Metamorfoz'la beklentileri boşa çıkarttı belki ama hâlâ memleketin en büyük pop şarkıcısı. Kenan Doğulu, Mustafa Sandal ve Serdar Ortaç, onu takip eden isimler. Rafet El Roman'ı da bu yılın en çok satan albümlerinden birine imza attığı için bu isimlerin arasına eklemekte fayda var. Emre Altuğ ve Gökhan Özen ise, bir kuşak geride olmalarına rağmen bu ekibe dahil oldular. Dikkat ederseniz, saydıklarımızın hiçbiri 'yeni' değil. Dolayısıyla gençliği sırtlayıp götüren yeni birilerinin olduğunu söyleyemiyoruz. Nice ümitlerle ve büyük kampanyalarla piyasaya sürülen Murat Boz kof çıktı. Belki Keremcem'den söz edebiliriz ama o bile 'eskiler' arasına girdi.

SEBEP NEDİR?
Peki 'eskiler'in ortalığı canlı tutmasının, yenilere pabuç bırakmamasının nedeni ne? Bunu piyasa koşullarında, yapımcıların olaya bakışında da arayabiliriz elbette ama iğneyi onlara batırırken çuvaldızı kendimize döndürmekte fayda var. İnternetin cep telefonlarından bile ulaşılabilir bir mecra haline gelmesi ve istediğimiz şarkıyı anında bulabiliyor olmamız, biz alıcıları bir tembelliğe sevk etti. Albüm alanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Pek çok albüm sadece CD olarak basılıyor, kaset giderek unutuluyor. İnsanlar önce internet aracılığıyla meşhur oluyor, sonrasında albümünü çıkartıyor ama Evlerinin Önü Boyalı Direk'le adlarından söz ettiren Öykü-Berk ikilisi dışında bu işin kaymağını yiyen de pek yok. Daha da önemli bir sebep, artık çarpıcı şarkı yapılamaması. Çıktığı anda dillere düşen bir şarkı yok. Arada sivrilenler de iki ay içerisinde unutuluyor. Yazın ortaya çıkan, yazlık şarkılar yapan Ayşe Hatun Önal, Demet Akalın, Asuman Krause, Yıldız Kaplan gibi isimler bu söylediklerimizin ispatı. Bu isimlerin yolunu açan Petek Dinçöz ise artık 'eskiler' kategorisinde.

KALANLAR DA OLMASA HALİMİZ HARAP
Yakın zamanda yapımcıların yüzünü güldüren tek albüm ENBE Orkestrası'nın Ferhat Göçer, Ajda Pekkan, Sultana gibi isimlerle takviye ettiği albümü ama onu da sırtlayıp götüren tek bir şarkı (Kalp Kalbe Karşı). Alaturka neredeyse bitti, arabeski hâlâ eskiler sırtlıyor; Kibariye, Müslüm Gürses gibi isimler yorumculuklarıyla, Özcan Deniz, Emrah gibilerse değişimleriyle adından söz ettiriyor. Gülben Ergen, BKM desteğiyle yükseldi. Hülya Avşar ise şarkıcılığı neredeyse tümden bırakarak televizyonculuğa başladı. Geçtiğimiz yılın bütün kulvarlarda en çok satan albümüyse Shantel'in Disko Partizani'si! Bit pazarından söz ettik yazının başında; Odeon'un arşivini açması, eski şirketlerden Yavuz ve Türküola'nın kataloglarında yer alan albümleri birbiri ardına piyasaya sürmesi, Ossi gibi arşive yatırım yapan şirketlerin kurulması piyasanın sıkıntısından. Bir dönem, bütün eskiler birbiri ardına 'best of' çıkarıp, geri dönmeye kalkmışlardı. Kalan kaldı, diğerleriyse çoktan tarihe gömüldü. Bu kalanlar da olmasa halimiz sahiden harap.

KIRIKA, PİNHANI, HEPSİDurum elbette bu kadar vahim değil. Kırıka gibi bizi heyecanlandıran işler, Pinhani gibi memleket müziğinin yüzünü ağartan gruplar ve Yasemin Mori gibi sahiden çok iyi yeniler piyasaya çıkıyor. Ancak bunlar da bir avuç iyi dinleyiciye hitap ettiğinden, pop camiasında anılmaları abes kaçıyor. Yine de önümüzdeki yılların müziğini şekillendirecek isimler bunlar ve onları desteklememiz şart. Bütün bunlardan söz etmişken (farklı bir kulvarda olmasına rağmen) Hepsi grubunu unutmayalım elbette. Mete Özgencil'in bir projesi olarak ortaya çıkan dört şeker kız, çoktan taklitlerini yaratan bir grup haline geldi ve galiba son dönemde çıkmış tek iyi yeni proje bu. Üçüncü albümlerinde '90'ların hitlerini yorumlamayı tercih ettiler ama Birkiüç, MP3, 4 Yüz gibi grupların da önünü açtılar. Memleket popunun yenilenmeye ihtiyacı var mı bilmiyoruz ama dışardan baktığımızda bu arenanın da siyaset arenası gibi eskilerin elinde olduğunu dehşetle fark ediyoruz. Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Nilüfer hatta Erol Evgin hâlâ sahnede, yanlarında yetişen Sertab Erener, Aşkın Nur Yengi, Levent Yüksel gibiler onların yanında, Mirkelam'dan Nil Karaibrahimgil'e uzanan bir ekip de bir adım geriden onları takip ediyor. Neyse ki Yasemin Mori gibi gümbür gümbür gelerek yerlerini şimdiden sağlamlaştıranlar var. Yine de, 2000'li yıllar biterken milenyumdan bu yana çıkmış yeni bir isim olmadığını görüp hayıflanmak mı gerek, yoksa "İyi ki bunlar var," demek mi; bunu zaman gösterecek...

Şarkılarını hayranları belirleyecek

Son yıllarda adı daha çok garip yaşam şekliyle de anılsa Micheal Jackson'ın bu yüzyılın en büyük pop ikonlarından biri olduğu red edilemez bir gerçek. Tam 44 yıldır sahnede olan ünlü sanatçı 29 Ağustos'da 50 yaşına girdi. Jackson'ın 50. yaşı için Türkiye'de azırlanan özel albümün şarkılarını hayranlarının seçeceği açıklandı. SONY BMG ve MTV ortaklığıyla çıkacak olan albüm, KING OF POP THE TURKISH COLLECTION adıyla piyasaya sürülecek. Hayranları tarafından belirlenen en çok 18 şarkının yer alacağı bu albümün çıkış tarihi ise henüz belli değil.

5 Ekim 2008 Pazar

Arşivlik albümler popüler müziğin tahtını sallıyor!

Anadolu'daki kültürlerin müziklerini orijinal seslerinden duyurmak ve eski sanatçıların eserlerini yeni nesillere tanıtmak amacıyla piyasaya sürülen 'arşivlik albümler', büyük ilgi görüyor. Neyzen Tevfik'in 'Hiç'in Azab-ı Mukaddes'i' ve Seyyan Hanım'ın 'Tangolar' adlı albümleri 50 binlik satışlarıyla dikkat çekiyor. Birçok popüler albümün satış grafiğinin bu rakamın altında kalması akıllara, 'Popüler müzik popülaritesini arşivlik albümler karşısında koruyamıyor mu?' sorusunu getiriyor. Bu sorunun cevabını Sabah gazetesine Kalan Müzik'in sahibi Hasan Saltık ve Odeon'un proje koordinatörü Zeynep Göktürk verdi:

HASAN SALTIK
1- Müzik sektörünün daha evvel yapmadığı bir şeyler yapmak, alternatif bir şekilde Anadolu'daki farklı kültürlerin müziklerini orijinal seslerinden duyurmak ve bunları gelecek kuşaklara aktarmak adına bu çalışmalara başladık. İlk zamanlarda bu çalışmaları, popüler işlerden gelen parayla finanse ediyorduk. Ancak sonra bu işler popülerleştikçe, bize maddi sıkıntı yaratmamaya başladı. En azından kendilerini finanse eder hale geldiler. Bu çalışmalar aynı zamanda Kalan Müzik'e ciddi prestij kazandırdı.
2- Diğer firmalara nazaran bizdeki kayıp daha az. Bizim albümlerimizdeki içerik, piyasadaki diğer albümlerden farklı olduğu için insanlar bu albümleri orijinal haliyle almak istiyor. Bizim çalışmalarımıza karşı sahip olma duygusu farklı. Bu açıdan korsandan daha az etkileniyoruz mesela.

NEYZEN TEVFİK ZİRVEDE!
3- Kalan Müzik tarafından, bugüne kadar 550'nin üzerinde albüm yayımlandı. Bunların hepsi bizim kendi prodüksiyonlarımız... Bu albümleri hazırlarken onbinlerce kayıt elimize geçti. Bunlar çeşitli arşivlerde korunuyor. İçlerinde, hala yayınlanmayı bekleyen pek çok değerli kayıt var.
4- Neyzen Tevfik'in 'Hiç'in Azabı Mukaddes'i' ve Seyyan Hanım'ın 'Tangolar' albümleri 50 binlik satış rakamını aşmış durumda, Bu rakamlar, günümüzde bazı popüler sanatçıların bile ulaşamadığı rakamlar.
5- Sanat müziği biraz daha ağırlıklı.
6- Kalan Müzik'in oldukça geniş bir kataloğu olduğu için hem şehirlerde, hem de taşrada ilgi görüyor. Ayrıca, yurtdışında da ilgiyle izleniyoruz.
7- Dünyada da genel durum böyle. Bazı eski kayıtların orijinal haliyle daha çok satmasının yanı sıra; Avrupa ve Amerika'da da tıpkı Türkiye'deki gibi eski şarkıların yeniden düzenlenmiş halleri, yeni albümlerden daha çok satıyor. Bu; müzik piyasasındaki tıkanmanın ve piyasaya yeni ürünler çıkmamasının da bir nedeni.
8- Bu konuda koleksiyoncular var. Özel koleksiyoncuların yanı sıra, devlet kurumları da bunlara sahip. Ayrıca 1960'lı yıllardan itibaren Avrupa'ya gidenlerin, o dönemlerde Türkiye'ye gelirken yanlarında getirdikleri teyplerle kaydettikleri onlarca arşivlik kayıt, bugün için ciddi arşivsel malzeme içeriyor. Biz, bunlardan da çok yararlandık.
9- Şevval Sam'ın 'Karadeniz'i, Fuat Saka'nın 'Lazutlar 2008'i ve 'Elveda Rumeli/Dizi Müzikleri' son dönemde yayımladığımız albümler. Beşiktaş'ın Çarşı grubu taraftarını anlatan 'Asi Ruh' belgeseli de hem DVD, hem de müzik CD'si olarak piyasaya sunuldu.

FAST-FOOD ARTTI
10- Eskiden dar olanaklara ve teknik eksiklikler vardı. Ama bunlara rağmen o dönemlerde yapılan kayıtlar daha içtendi. Çoğu kayıtta daha iyi performans vardı. Hatta şarkılar da daha kaliteliydi. Ne yazık ki günümüzde çoğunun kalıcı özelliği yok. Çoğu; 'fast food' türünde.
11- Müzik sektöründeki cesarete ve iyi prodüktörlerle, iyi müzisyenlere bağlı. Ama genel olarak albüm yapmak artık eskisi kadar kolay değil. Bugün bile, pek çok sanatçı kendi albümlerini kendileri finanse ediyor.
1- İlk yıllarda da şimdi de hedefimiz, elimizdeki birbirinden değerli sanatçılarımızın güzel eserlerinin unutulup gitmesine engel olmak. Bu eserleri yeni nesile tanıtmak ve o günlerin duygularını bugünlere taşımak. Bu hedefimize ulaşmak, bizi çok mutlu ediyor. Her gün değişik yaş grupları, değişik kesimlerden mail'ler alıyoruz. Bazen henüz 14-15 yaşlarında olan arkadaşlarımız bize teşekkür mail'- leri atıyor. Bu; bizi hem çok mutlu ediyor, hem de şaşırtıyor.
2- Diğer albümler bundan ne kadar etkilendiyse, biz de onlar kadar etkilendik.
3- 34 adetlik klasik müzik serimizin dışında, 30'un üzerinde albümümüz var.

NİLÜFER ÇOK SATIYOR
4- Tanju Okan'ın albümleri, 'Bak Bir Varmış Bir Yokmuş' serisi, 'Evvel Zaman İçinde' albümleri ve Nilüfer'in eski albümleri.
5- Türk Sanat Müziği ve Türk Pop Müziği daha çok satıyor.

ZEYNEP GÖKTÜRK
6- Türkiye'nin hemen her yerinden yoğun ilgi var.
7- Günümüzde yapılan albümlerde de çok güzel şarkılar var ama daha önceden bilinen ve aşina olunan şarkılar, daha çabuk benimseniyor.
8- Elimizde bantlar ve plaklar mevcut. Bunlar için de; sağolsunlar arşivci dostlarımız her zaman yardımcı oluyorlar. Bu kayıtlar bugünün teknikleriyle dijital mastering yapılarak temizleniyor ve dinlediğiniz hale getiriliyor. Bizim yaptığımız sadece temizlik. Yani sadece olan çıtırtıları ve benzeri şeyleri temizliyoruz. Bunun dışında bir değişiklik yapılmıyor.
9- En son Perihan Altındağ Sözeri'nin ve Müzeyyen Senar'ın albümleri müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Eylül ayında 'Evvel Zaman İçinde 3' ve Dario Moreno albümleri raflardaki yerlerini alacak. Sonra, Aliye Akkılıç ve Fatma Türkan Yamacı albümü gibi çok önemli sürpriz albümlerimiz olacak.

DUYGULAR ÇOK FARKLI!
10- Her dönem, kendini müziğine yansıtır. Şimdi teknoloji çağındayız ve bu; müziği de etkiliyor. Bu çok doğal, böyle de olmalı. Teknolojiyi yok sayamayız. Her dönemin duyguları başka, bunu pek çok şey etkiliyor. Hayatın geneli aslında. 1960'ların ya da 1930'ların duygularını bugün hissetmeyi beklemek, yanlış olur. Teknik olarak her gün bir öncekinden daha ilerideyiz ama duygu olarak da öyle miyiz? Bu; bambaşka bir konu.
11- Bu konuda eminim müzik adamları çok daha doğru şeyler söyler. Ama bana göre her dönem olduğu gibi yapılan kötülerin yanında, pek çok güzel eser de var. Sonraki yıllarda kötüler elenecek ve iyiler kalacak. Ama bir 'Ne Ağlarsın Benim Zülfü Siyahım?' ya da 'Makber' bir daha yapılabilir mi bilmiyorum.


Kalan Müzik TRT ile bir anlaşma yaptı. TRT arşivindeki ses ve görüntü kayıtları artık piyasaya sunulabilecek. Nasıl oluştu bu proje?
Hasan Saltık: TRT'nin Genel Müdürü İbrahim Şahin, çalışmalarımızı takip ettiklerini söyledi ve bize teklifte bulundu. Etno müzikologlardan araştırmacılara kadar özel bir ekip kurduk. TRT, daha çok halk müziği ve klasik Türk müziği arşivine hakim. Hiç fotoğrafı bulunmayan ozanların ve Klasik Türk Müziği üstatlarının görüntüleri de var.

Bu çalışmalar ne zaman raflardaki yerini alacak?
H.S.:
Cumhuriyet dönemi Türk marşlarını anlam ve önemine çok uygun olacağı için 29 Ekim'de çıkarmayı düşünüyoruz. Daha sonra da aşıklar, ozanlar ve Klasik Türk Müziği ustalarının eserleri çıkacak. Özellikle Zeki Müren'le ilgili TRT'de çok iyi bir belgesel yapılacak kadar fazla görüntü ve ses kaydı bulunuyor.

Ticari bir amaç yok değil mi bu işin içinde? Aksine, daha çok geçmişe ve eski değerlere saygı var...

Zeynep Göktürk:
Tabii ki birinci öncelik; Türk müzik tarihine ve müzikseverlere hizmet... Amacımız bu değerlere saygı. göstermek. Bu nedenle arşivimizi gün ışığına çıkarıyoruz. Ticari amaç güdüldüğü söylenemez ama arşivimizdeki tüm eserleri çıkarabilmek için bizim de birtakım ticari kaygılarımız var elbette.

Bu kayıtların araştırılması, bulunması, tekrar kaydedilmesi sırasında yaşadığınız nostaljik, duygusal veya komik bir olay var mı?
Z.G.: Pek çok anı var ama hemen aklıma gelenlerden birini anlatayım. Bir keresinde kayıtlarımızda görünen ama kendini bulamadığımız bir plağı her yerde arayıp, tüm arşivcileri ve sahafları araştırıp; sonra duvarda çerçevelenmiş olarak bulmuştuk.

Hadise konserinde hadise çıktı!

Ünlü şarkıcının korumaları ile sahneye çıktığı diskonun korumaları arasında çıkan kavga, karakolda sonuçlandı. Hadise, dün gece saat 02.00 sıralarında konser vermek için Marmaris'in en büyük açıkhava diskosu ‘Areena’ya geldi. Kendisini bekleyen gazetecilere görünmek, sorularına muhatap olmak istemeyen seksi şarkıcı, sahneye çıkmadan önce korumaların oluşturduğu etten duvar arasında kulise girdi. Bu sırada diskonun işletmecisi Kamil Issı da Hadise'yle görüşmek için kulisin önüne geldi. Ancak, şarkıcının korumaları, Kamil Issı'yı kulise almayınca ortalık gerildi. Hadise'nin korumaları ile diskonun bodygardları arasında başlayan sözlü tartışma, kısa süre sonra kavgaya dönüştü. Tekmelerin tokatların havada uçuştuğu, güçlükle yatıştırılabilen kavganın tarafları, birbirlerinden şikayetçi olunca Çarşı Polis Merkezi'ne ifade vermeye gitti.Kameraların önünde gerçekleşen kavganın ardından Hadise, yaklaşık 2 bin kişinin doldurduğu diskonun sahnesine çıktı. Avrupa’dan gelen dansçılarının da eşlik ettiği şarkıcı, yaklaşık bir saat süren konseri biter bitmez, peşinden koşturan gazetecileri atlatarak diskodan ayrıldı.

MTV'de gerisayım başladı!

Avrupa'daki MTV Müzik Ödülleri'nde, Türkiye adına yarışacak ismin belirlenmesi için başlatılan oylamada sona yaklaşıldı. Hande Yener, Sagopa Kajmer, Hadise, Emre Aydın ve Hayko Cepkin arasındaki kıyasıya mücadele 12 Ekim'de noktalanacak. Böylece, 6 Kasım'da kimin sahneye çıkacağı belli olacak. MTV Türkiye'nin resmi sitesinden duyuruları yapılan oylamada Sagopa Kajmer birinci sırada. Ancak Hande Yener de ısrarlı takibine devam ediyor.

Ebru Gündeş konseri iptal

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) tarafından bu yıl 4.'sü düzenlenen "Bursa Alışveriş Şenliği"nin kapanışında yapılması planlanan Ebru Gündeş konseri, 15 askerin şehit olması üzerine iptal edildi. BTSO tarafından düzenlenen '4. Bursa Alışveriş Şenliği'nin kapanışında yapılması planlanan Ebru Gündeş konserinin, 15 askerin şehit edilmesi dolayısıyla iptal edildiği açıklandı. BTSO'dan yapılan açıklamada, "Şemdinli'de 15 askerimizin şehit edilmesi dolayısıyla daha önceden planlanan ve yapılacağı duyurulan 4. Bursa Alışveriş Şenliği kapanış konserleri edilmiştir. Söz konusu organizasyonlar daha sonra duyurulacak bir tarihte gerçekleştirilecektir" denildi.

29 Eylül 2008 Pazartesi

2008 MTV Avrupa Müzik Ödülleri Adayları Açıklandı!

Bugün yedi kategoride finalistler belirlenirken MTV Networks International'ın yaptığı açıklamaya göre Beyonce, 2008 MTV Avrupa Müzik Ödülleri’nde sahne alacak. Diğer sahne alacak sanatçılar önümüzdeki haftalarda açıklanacak. MTV Avrupa Müzik Ödülleri, Avrupa kültür başkenti Liverpool’daki Liverpool Echo Arena’dan 6 Kasım Salı günü canlı yayınlanacak. Sponsorlar Esprit edc, Sony Ericsson, Milka M_Joy ve Dell.

Beyonce, ödül gecesinde sahne alacak olmasının dışında En İyi R&B- Hip Hop kategorisinde aday gösterilmesiyle de dikkat çekiyor. Bugün açıklanan diğer kategoriler ise şunlar: Yılın Albümü, En İyi Şarkı, Tüm Zamanların En İyi Sanatçısı, En İyi Yeni Sanatçı, 2008'in En İyi Sanatçısı ve En İyi Rock. 29 Eylül pazartesi ve 2 Kasım pazar günleri arasında MTV izleyicileri www.mtvema.com adresinden oy kullanarak her kategoride kazananı belirleyebilecekler.

Dört gözle beklenen yeni albümü öncesi Beyoncé, MTV Avrupa Müzik Ödülleri için üçüncü kez sahne alacak. Yakın zamanda 2003 yılında Edinburgh’da "Baby Boy" parçasıyla sahne aldı ve "Crazy in Love" parçası için En İyi Şarkı ve En İyi R&B dalında iki ödüle layık görüldü. Bu yıl ise En İyi R&B – Hip Hop kategorisinde aday gösteriliyor. Her kategorideki kadın ve erkek sanatçılar arasındaki eşit olan adaylık dağılımlarına bakıldığında MTV seyircisinin geniş zevk yelpazesi görülüyor, Britney Spears, Coldplay ve Duffy üçer adaylıkla liderler arasında yer alıyor. Listenin geri kalanında ise geçmiş yıllarda MTV Avrupa Müzik Ödülleri galiplerinden Foo Fighters, 30 Seconds to Mars, Rihanna ve Tokio Hotel’in yanı sıra Jonas Brothers, Katy Perry ve Miley Cyrus gibi yeni isimler de göze çarpıyor.

2008 MTV Avrupa Müzik Ödülleri Aday Kategorileri

Yılın Albümü
• Alicia Keys – As I Am
• Britney Spears - Blackout
• Coldplay – Viva La Vida or Death And All His Friends
• Duffy – Rockferry
• Leona Lewis – Spirit

2008’in Yıldızı
• Foo Fighters
• Linkin’ Park
• Metallica
• The Cure
• Tokio Hotel

En İyi Şarkı
• Coldplay – Viva La Vida
• Duffy – Mercy
• Katy Perry – I Kissed A Girl
• Kid Rock – All Summer Long
• P!nk – So What

En İyi Yeni Sanatçı
• Duffy
• Jonas Brothers
• Katy Perry
• Miley Cyrus
• One Republic

2008'in En İyi Sanatçısı
• Amy Winehouse
• Britney Spears
• Coldplay
• Leona Lewis
• Rihanna

En İyi R&B – Hip Hop
• Alicia Keys
• Beyoncé
• Chris Brown
• Kanye West
• Lil Wayne

En İyi Rock
• 30 Seconds to Mars
• Linkin’ Park
• Metallica
• Paramore
• Slipknot

MTV Avrupa Müzik Ödülleri 2008, MTV Türkiye ekranlarından 6 Kasım 2008 Perşembe günü yayınlanacaktır.

Seda Sayan hakkımı yemez

"Çok Derdim Var" şarkısıyla altı aydır listelerin üst sıralarında yer alan Kürşat, şarkının piyasaya çıktığı günden bu yana kendinden söz ettiriyor. Özellikle çocukların diline dolanan şarkı o kadar popüler oldu ki, Seda Sayan bile her sabah programını bu şarkıyla açıyor.

Çok Derdim Var, şarkısının bir hikayesi var mı?
- Şarkı aslında popçulara daha uygun bir besteydi, Hint ezgileri hakimdi. Müzik yönetmenimle birlikte Türk ezgileri koyarsak bize daha yakın olacağını düşündük ve aranjesini yaptık. Yeni aranjeyi şarkının bestecesi İlyas Keçeci de çok beğendi ve o şekilde okumaya karar verdim.

Herkes bu şarkıya bayılıyor. Ne sihir var bu şarkıda?
- Eğlence var. "Bu sabah erken uyandım işe gitmiycem" derken hem patrona hem hayata nanik yapmak var. "Küveti su doldurucam yıkanmıycam, kahvaltımı hazırlıycam ama etmiycem, televizyonu açcam ama radyo dinliycem, bütün gün mızmızlanıcam veryansın edicem" derken sisteme isyan var. "Nasılsın" diye sorulduğunda ağız burun büküp "Eh işte" diyenlere karşı ironi var. Hınzır ve isyankar bir şarkı olduğu için özellikle çocuklar ve gençler bayılıyor.

Youtube Türkiye’de neredeyse altı aydır kapalı olmasına rağmen, bir milyona yakın tıklanmış. Şarkı zaten altı aydır var. Müthiş başarı! - Arkadaşlarım, şarkı çıkar çıkmaz youtube’daki tıklanma sayısını bana söylediklerinde inanamadım. Çünkü daha şarkının promosyonu bile yapılmadan orada popüler olmuştu. Yurtdışında yaşayan Türkler de bu şarkıyı çok sevdiler. Hatta Almanya’nın en büyük Türk radyosu Metropol FM’de sekiz hafta bir numarada kaldı.

Sizi gören popçu mu türkücü mü şaşırıyor. Pop söylemeyi hiç düşündünüz mü?- Konserlerimde mutlaka Sezen Aksu’dan birkaç şarkı okurum. Türkücüler pop okumaz diye bir kural yok. Popçular da türkü okuyor. Yorumculuk hepsini okuyabilmektir. Konservatuvarda batı müziği ve halk müziği eğitimini bir arada aldım zaten.

Amerika dönüşü yeniden sahnede

Zeliha Sunal, Amerika seyahati dönüşü yeniden Murphy’s Gece Kulübü’nde sahne alacak. Sunal’ın 1 Ekim Çarşamba gecesi konuklarına sunacağı şovun adı da “Bayram Geldi, Hoş Geldi” olacak. Geçtiğimiz günlerde hem sahne almak, hem de yeni albümü öncesi enerji toplamak üzere Amerika’ya giden ünlü şarkıcı Zeliha Sunal, uzun süredir sahne aldığı Murphy’s Gece Kulübüne yine muhteşem bir şovla geri dönüyor. Sunal, 1 Ekim Çarşamba gecesi sahne alacağı Murphy’s’de yine birbirinden güzel şarkılar seslendirecek ve konuklarına keyifli saatler yaşatacak.

Hemşireden albüm

10 yıldır hemşirelik yapan Derin Öktem, içindeki müzik aşkını dindiremeyince ilk albümünü piyasaya çıkardı. "Uçmalıyım" adlı maxi single ile müzik dünyasına adım atan Derin Öktem, müzik yaşantısının yanısıra hemşirelik mesleğine de devam ediyor. Öktem imaj çalışmasını da alıştığı bir kıyafet olan hemşire üniforması ile gerçekleştirdi.

28 Eylül 2008 Pazar

Karagün dostu Ercan'a da çalım atacak!

Erol Köse'nin müzik şirketinden ayrılmak için Ercan Saatçi'yle anlaşan Gülşen, Sabah gazetesine göre yine yeni bir müzik şirketi arayışında...Saatçi'yle iki albümlük anlaşma imzalayan ancak bir albüm çıkartan şarkıcının yakın çevresi, "Ercan Saatçi, zor gününde onun yanındaydı. Gülşen nankörlük yapıyor, Ercan'ın arkasından iş çeviriyor. Başka şirketlerle görüşüyor" diyor.

YARDIM ETTİM
Ercan Saatçi ise bu konuyla ilgili şunları söyledi: "Ben de başkalarıyla görüştüğünü duyuyorum. Günahı boynuna. O zor durumdaydı, ben de yanında oldum. Gülşen'e albüm yapmam tamamen ticaret dışı bir şeydi. Eşimin isteğiyle yaptım. Beni basamak olarak kullanıp, o süreci atlatınca da yokmuşum gibi davranana 'eyvallah' demem. Kendimi böyle kullandırmam..."

Avrupa’ya Türk müziği çıkarması

Müzik ve eğlence dünyasını Berlin’de bir araya getiren ‘Popkomm’ festivalinin bu yılki onur konuğu Türkiye olacak. Festivale katılan 57 ülke kültür mozaiğini yansıtan sanatçılarımızın müziğiyle coşacak.

Kültür Bakanlığı ve müzik sektöründeki meslek birlikleri, Berlin’de bu yıl beşincisi düzenlenecek ‘Popkomm Müzik Festivali’ için harekete geçti. Her yıl bir ülkeyi ağırlayan festivalin bu yılki onur konuğu Türkiye olacak. Meslek birlikleri 8-10 ekim tarihli festival kapsamında MFÖ, Athena, Moğollar, Deniz Seki, Yaşar, Hüsnü Şenlendirici (Taksim Trio), Arif Sağ, Sabahat Akkiraz ve Halil Karaduman’ı Berlin’e götürecek. Sanatçılar festivalde konserler vererek Türkiye’deki müziği Avrupa’ya tanıtmaya çalışacak.

Zeynep Mansur'un 'Ucuz Marilyn'leri

Marilyn Monroe tadında fotoğraflar çektiren şarkıcı Zeynep Mansur kendisinin kaliteli durduğunu söyledi; daha önce bu kılığa girenleri 'ucuz' diye tanımladı..Gold İstanbul dergisi için Hollywood'un efsane sarışını Marilyn Monroe kılığına giren şarkıcı Zeynep Mansur'un "En kaliteli Marilyn Monroe ben oldum" sözleri dikkat çekti.

HEDEF KİM?
Mansur sözlerine şöyle devam etti: "Marilyn Monroe'nun birçok ucuz benzeri oldu. Ucuz projelerde, komik peruklarla Marilyn'e benzetilmeye çalışılanlar oldu. Daha önce bu kadar kaliteli bir çalışma hiç yapılmamıştı..." Mansur'un bu açıklamasının ardından gözler bugüne kadar Monroe kılığına giren Seda Sayan, Berna Öztürk, Şebnem Dönmez ve Ebru Şallı gibi isimlere çevrildi.